DosyalarKitle İletişim ÇalışmalarıSosyal Medya

Yeni Medya Ortamlarında Dönüşen Toplumsal Hareketler Üzerine Bir Değerlendirme

Gelişen iletişim ve enformasyon teknolojileriyle birlikte, toplumsal hareketler de bir dönüşüm sürecine girmiştir. Bireylerin hayatının her alanına nüfuz eden yeni medya teknolojileri, örgütlenme biçiminde de değişikliklere yol açmıştır. Yeni medya teknolojilerinin gelişiminden önce sokaklarda/meydanlarda örgütlenen bireyler, zamansal ve mekânsal sınırların olmadığı sosyal medya platformlarında örgütlenmeye başlamıştır.

Hızla artan sanayileşme ile birlikte değişen üretim ve sermaye ilişkilerinin sonucunda, toplumsal yapının yaşadığı evreni anlamlandırma ve algılama biçimlerinde de değişimler söz konusu olmuştur. Endüstri toplumlarında meydana gelen bu değişimler uzun çalışma saatleri içerisinde, makinenin uzantısı haline gelen, düşük ücretle, ağır iş yüküyle vasıfsızlaştırılan ve emeği sömürülen işçi sınıfının yoğunlaşmasına sebep olmuştur. Bütün bunların bir sonucu olarak kentleşmenin getirdiği kültürel çatışmalar, işçi sınıfının emeğinin sömürülmesinin getirdiği işçi ayaklanmaları, grevler, sosyal adaletsizlik gibi konular o dönemin toplumsal hareketlerinin zeminini oluştururken; özellikle 1960’larda işçi sınıfını temel alan toplumsal hareketler yerini kültürel, sosyal, siyasal konulara –feminizm, çevre kirliliği, savaş karşıtlığı vb- bırakmıştır. Bilgisayar ve iletişim teknolojilerinin yaygınlaşmasıyla hiyerarşik yapılanmanın olmadığı, kullanıcıların zaman ve mekânsal olarak herhangi bir sınırlamayla karşı karşıya kalmadığı ağ üzerinden örgütlenmeler, avantajlı ve dezavantajlı yönleriyle yeni bir örgütlenme pratiğine dönüşmüştür. Facebook, Twitter gibi sosyal platformlardan yürütülen aktivizm biçimleri toplumsal hareketlerin daha çok bireye ulaşması, daha çok tepki doğurması gibi avantajlı konumlara dönüşüp, devrimlerin oluşum sürecini hızlandırırken; aynı şekilde bireylerin iktidar mekanizmaları tarafından denetim ve gözetime tabi tutulmasını da kolaylaştırmıştır.

Bu çalışmanın amacı; bilgisayar ve iletişim teknolojilerinin gelişimi ve yaygınlaşmasıyla birlikte,  toplumsal hareketlerin zaman içerisinde yeni medya teknolojilerinin de etkisiyle nasıl dönüşüme uğradığına yönelik bir değerlendirme yapmaktır.

dijital toplum

Yeni Medya İle Dönüşen Toplumsal Hareketler

Yeni medya teknolojileri hayatımızın her alanını kuşatmaya devam ederken, aktivizm biçiminde de değişikliklere ve dönüşümlere sebep olmuştur. Gelişen teknolojilerle birlikte zamansal ve mekânsal sınırların ortadan kalkması, iletişim ortamının dönüşümü, toplumsal hareketleri sokaklardan, ağlara taşımıştır. Teknolojik gelişmelerden önce, insanların hak arayışlarında, örgütlenmelerinde, eyleme geçmelerinde, taleplerini ifade etmekte birincil öneme sahiptir.

İktidarın sürekli gözetlediği, denetlediği, düzenlemek istediği ve bunun için sürekli kurallar koyduğu yerlerdir. Çünkü sokak, iktidarı tedirgin eden, sakinlerinin muhalefet potansiyeli taşıdığı yerlerdir de aynı zamanda. Ve sokak hem iktidarın hem de muhalefetin üretildiği yer olması özelliğiyle siyasal olanın mekânıdır.  Selcen KÖK, Mehmet TEKEREK (2012)

Bu sebeplerle devlet mekanizmasının eylemler ve eylemciler üzerindeki etkisi daha fazla olmaktadır. Ağ tabanlı hareketlerde, denetim ve gözetimin tam olarak sağlanmamış olması, iktidarın baskısının sokaktaki eylemlere oranla daha az görülmesi söz konusudur.

Yeni medya teknolojileri merkezli yapılan eylemlerin somut sonuçlar elde edilmesi bakımından tartışılır bir konumdadır. Yeni medya ortamlarında gündemin sürekli değişmesi, konunun hızlıca unutulması, merkezi yapısı olmayan kitlelerin harekete geçirilmesinin zorluğu, toplumsal hareketlerin etkisinin kırılmasına ve sonuç alımında yetersiz olarak görülmesine neden olmaktadır. Sokakta yürütülen hareketlerin temelindeki düşünceler “bireyleri evlerinin rahatlığından ayırıp, sokaktaki kaosa katılmaya ve hükümete karşı teşviğe” (Dündar, 2011). Bu düşüncelerin eyleme dökülmesi iletişim ve ekonomik açıdan daha masraflı olmaktadır. Bunun yanı sıra bireylerin sokaktaki hareketlere, gerek iktidarın baskısı, gerek fiziksel şiddet görmekten kaçınma, gerekse gizliliklerinden (anonimliklerinden) ödün vermemek isteği gibi sebeplerle sokakta yürütülen eylemlere katılmak istememesi söz konusudur. Yeni medya teknolojileri bu noktada bireylere iletişim ve örgütlenme süreçlerinde daha az masraf oluştururken, bir yandan da bireylerin kendi anonimliklerinden çok fazla ödün vermeden hareketlere katılmasında/katkı sağlamasında önemli bir konumdadır.

Ana akım medyaya tabi olan eski toplumsal hareketler, yeni medya teknolojileriyle kendi haberleşme ağlarını oluşturan bireylerin, “Wall Street İşgali’nde, Gezi Parkı’nda, Mısır’da ve dünya da farklı yerlerde meydana gelen eylemlerin tümünde ağlar oluşturma pratikleri yaşanmıştır.”(Sayımer,2014) Hak arayışlarında da, kendilerini ifade etme biçimlerinde de değişiklikler meydana gelmiştir.

İnternet ve sosyal ağlar ana akım medyanın aksine interaktif bir iletişim sağlamakta ve başka insanlara duyurmasını, tartışmasını, bilgi sahibi olmasını kısaca demokratikleşmesini sağlamakta, kendisi gibi düşünen diğer insanların farkına vararak suskunluk sarmalını kırıp daha cesurca hak arayışına çıkmasına zemin hazırlamaktadır. Gül Dilek Türk, 2013

Yeni medya teknolojilerinin örgütlenme pratiklerinde sunduğu bu özgürlükçü, demokratikleştirici yapısına karşı “iktidarın elinde elverişli bir takip, fişleme ve baskı aracına dönüştüğü” (Karagöz) gerçeği de yadsınamaz. Gerek Arap Baharı’nda, Gezi Parkı Eylemleri’nde vb. yaşanılan internet üzerinden fişlenmeler, getirilen yasaklar, kapatılmalar örgütlenme süreci ve eyleme dönüşümü açısından yeni medya teknolojilerinin iktidarın gözetim ve denetim sürecine takıldığının bir göstergesi konumunda olurken, güvenilir bir yapı olmadığı izlenimi de uyandırmaktadır. Bu durumun eleştirisini Neal Gabler, “Öğrenmenin anlık hale geldiği, akılda tumanın zorlaştığı ve etraflı düşünme eyleminin bir kenara bırakıldığı yeni medya ortamının, bu teknolojileri kontrol ve baskı için kullanmak isteyecek iktidar sahipleri içinde elverişli bir araç olarak kullanabileceği” yönünde getirmiştir (Keten, 2013). Yeni medya teknolojilerinin örgütlenme biçiminde güvenilirlik oluşturmayan bir diğer noktası ise Facebook, Twitter gibi sosyal ağlarda bireylerin/eylemcilerin oluşturduğu haber ağlarındaki haberlerin doğruluğu üzerinedir. Katılımcıların sayısının oldukça fazla olması, anlık paylaşılan fotoğraflar, belgeler vb. birlikte bilgilerin manipüle edilmesine, yanlış aktarılmasına ve toplumsal hareketlerin yönünü değiştirmesine neden olmaktadır. Bir başka açıdan bakıldığı zaman diğer bir güvensizlik noktası, her iki paylaşım ağının arka planda kâr odaklı şirketle olmasıyla birlikte, kullanıcılarının her türlü bilgisine ulaşabilmek konusunda bizzat bireyler tarafından sağlanan veri akışı, bu ağların kullanıcılarının verilerini toplaması, oynanan iletişim rolünü eylemlere yönelik rollerini sorgulatmaktadır.

Sınıf tabanlı hareketlerden daha bireysel konulara dönüşüm yaşayan toplumsal hareketler, yeni medya teknolojilerinin gelişimiyle farklı bir boyut kazanmıştır. Yeni medya teknolojilerinin yarattığı çok seslilik, kitlelere ulaşılabilirliğin daha kolay hale gelmesi, iletişim ve örgütlenme masraflarının azalması, anonim olarak da eylemlere destek olunabilmesi, örgütlenme amacıyla kullanımı çerçevesinde ana akım medyanın yanlış aktarımlarından, tepkisiz kalımına ya da belirlediği gündem çerçevesinde her bireye hitap edememesi üzerine, bireylerin hak arayışlarında kendi haberleşme ağlarını oluşturabilmesi gibi sebeplerden dolayı toplumsal hareketler üzerinde oldukça faydalı bir dönüşüm meydana gelmiştir.

Bütün bunlara rağmen anlık şekillenen gündem konuları, merkezi yapılanmanın yetersizliği, hareketler üzerinden bir amaç olarak kullanımı sebebiyle somut sonuçlar elde edilememesi, iktidarın denetim ve gözetiminin bir şekilde kullanıcılar/eylemciler üzerinde baskı oluşturması, aktarılan her bilginin doğru olmaması, konuların asıl sonuca ulaştığı bir karşı iktidar yaratıldığı  sokaklar/meydanlar kadar etkili olmamaktadır. Sadece yeni medya teknolojileri üzerinden devrimler olmayacağı gibi, toplumsal hareketler de günümüz şartlarında yeni medya teknolojilerini tamamıyla dışlamak da imkansız bir durumdadır.

KAYNAKÇA

1)Kezban KARAGÖZ, Yeni Medya Çağında Dönüşen Toplumsal Hareketler ve Dijital Aktivizm Hareketleri, İletişim ve Diplomasi/Yeni Medya, syf:138

2)Emre Tansu KETEN, (2013), İktidar Ağlarına Karşı İsyan ve Umut Ağları, İsyan ve Umut Ağları, İnternet Çağında Toplumsal Hareketler, Manuel Castells. Koç Üniversitesi Yayınları, syf:116

3)Selcen KÖK, Mehmet TEKEREK, (2012), Sokak Siyasetinden Sosyal Ağlara Yeni Aktivizm: Arap Baharı Deneyimi, 11. Bölgesel Sorunlar ve Türkiye Sempozyumu, syf:61

4)Marko PAPİC, Sean NOONAN (2011), Social Media a Tool for Protest, Çev: Ece Dündar, Türk Kütüphaneciliği, syf:167

5)İdil SAYIMER, (2014), Yeni Medya Ortamlarında Ağlar Oluşturan Toplumsal Hareket Deneyimleri, Elektronik Mesleki Gelişim ve Araştırma Dergisi(EJOIR), Cilt:2, Özel Sayı, syf:105

6)Gül Dilek TÜRK, (2013), Demokrasinin Dördüncü Kuvveti Yeni Medya Teknolojileri, İnet-Tr’13, XVIII. Türkiye’de İnternet Konferansı, 9-11 Aralık, İstanbul Üniversitesi, syf:59

Tagler

Merve Tuncer

Kaos şehri olarak tanımladığı Adana'da İletişim Bilimleri Bölümü'nü bitirdi. "Güzel günler göreceğiz güneşli günler" diyen Nazım Hikmet Ran'a hâlâ inanıyor. Hayatını can dostları Korsan ve Zıpır ile paylaşmakla birlikte son edinilen bilgilere göre keman çalmak için uğraşmakta.

İlgili İçerikler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Kapalı