Kısa Filmler

Kısa Film: Ada

Kapitalizm, özel mülkiyetin, üretim müesselerinin ve istihsal araçlarının büyük bölümüne sahip olduğu ve işlettiği; yatırım, gelir dağılımı, üretim, mal ve hizmet fiyatlarının arz ve talebin buluştuğu piyasa ekonomisi tarafından belirlendiği sosyal ve ekonomik sistemdir. Bu sistemde genellikle bireylerin ya da grupların oluşturduğu tüzel kişiliklerin ya da şirketlerin yer, üretim aracı ve para ticareti yapabilmeye hakkı vardır. (Kaynak:Vikipedi)

Kapitalizm denen sistem özetle kavramsal olarak yukarıdaki gibi tanımlanabilir. Ancak kapitalizmin toplumsal ve kültürel etkileri sosyolojik olarak da incelenmektedir. Özel mülkiyet kavramı toplumdaki bireylerde ekonomi grubu arasında yoğun statü farklarına sebep olmaktadır. Tüzel kişiliklerin şirketlerinde bu kişilerin çalıştırdığı bireyler (işçiler) bulunurlar. Tüm bu yapı tabakalaşmaya ve sosyal sınıfların oluşmasına sebep olmaktadır. Kapitalizm ise sermayesine sermaye katmaya odaklanmakta ve sosyal sınıflar arasındaki ilişki para ilişkisine dönüşmektedir.

Para! Kapitalizmin en büyük tanrısı budur. Bu sistemin ilgilendiği tek şey paradır. İşte bu kısa film bize bunu anlatıyor. Ancak kapitalizm sadece parayı sevmekle kalmıyor, daha fazla paraya giden her yol mübahtır diyor.

Adadaki Adam

Kısa film küçücük bir adada yalnız olan bir adamla başlıyor. Gemilerden yardım istemeye çalışırken önünden geçen kirli dünya ticaretine ve güç savaşlarına tanıklık ediyor. Tüm bunlar olurken de kimse onu önemsemiyor.

Eğlence Sektörü

Adanın yanından geçen eğlenen insanlarla ve partilerle dolu bir gemiden yardım isteyen yalnız adama gemidekiler de onun gibi el sallayarak karşılık veriyor ve adamın da eğlendiğini zannediyorlar. Kapitalizm her şeyi eğlenceye dönüştürdüğünden insanları eğlenen ve düşünemeyen içi boş, duyarsız canlılara dönüştürmektedir. Daha fazla eğlence daha fazla parayla sunulurken her yerden sürekli yeni eğlenecek şeyler çıkmaktadır. İnsanlar eğlenceye uyuşturucudan, sigaradan ve hatta seksten bile daha fazla bağımlı hale gelmektedir ve dünyayı tamamen eğlence olarak görmeye başlamaktadırlar.

Doğal Dengenin Yok Oluşu

Dünya’da insanların var olabilmesinin en büyük şartı doğanın var oluşudur. Ancak kapitalizm doğayı da sermayeye dönüştürmektedir. Bu kısa filmde burnu için kılıç balığını kovalayan bir avcı görüyoruz. Ayrıca odun veya mobilya endüstrisi için adadaki ağaca göz diken ticaret gemilerini de gördük. Dünya doğayı katleden endüstrilerle doludur. Kimyasal atıklar, hayvanların katledilmesi, ormanların yok edilmesi, karbon salınımı… Bunlar kimsenin umrunda değildir, çünkü işin ucunda para vardır.

Din

Tüm bu noktalarda hiçbir şey söylediğini görmediğimiz din adamları kum gibi kaynamaktadır. Onlara göre Tanrı’nın yarattığı bu mükemmel doğa; kapitalizm ve para hırsı, insan açgözlülüğü tarafından katledilirken din adamları suskundur. Ancak buna yalnız adamımız isyan ettiği an bir rahip gelir ve Tanrı’ya isyan eden yalnız adamımıza dini yolu gösterir ve gider. Yalnız adamı adadan kurtarmak ve doğanın yok oluşuna karşı durmak gibi bir hareket göstermez. Din, kapitalizmde para getirebilir ve para getiren kapıları açabilir. Buraya parantez açmak istiyorum. Dinin kendisinin böyle bir etkisi olduğunu değil din adamları tarafından dinin buna alet edildiğini söylüyorum. Yani kısa filmin de benim de anlatmaya çalıştığım şey din adamlarının dini istismar etmesidir.

Kapitalizmin Medyası

Kapitalizmin medyası da doğru habercilikten veya halkın faydasından tamamen uzaktadır. Sadece daha fazla reyting getirecek ya da iktidar – mevcut kanaat propogandası yapacak yönde işlemektedir.  Halkın sesi olmak bir yana medya kısa filmde, kendi devletleri tarafından keşfedilerek bayrak dikilen ve  o ülkenin toprakları sayılan adayla ilgilenmişlerdir. Adadaki adamı adanın yerlisi görerek röportaj yapıp hemen gitmişlerdir. Bu kısacık saniyeler içinde propoganda, çarpıtma, gazetecilik hak ve sorumluluk ihlalleri gibi pek çok şey gerçekleşmiştir aslında.

Filmin sonunda adanın petrol şirketlerince yok edilmesi ise giderek kötüleşen kapitalist sistemde Dünya’nın sonuna işaret etmektedir. Ancak filmin bitişinden anladığımız kadarıyla yalnız adam yalnız değil ve o anda tanıştığı başka bir yalnız adamla birlikte kendi yollarını çizebilirler.

— Kısa Film; Ada —

Tagler

Sercan Ceyhan

Çukurova Üniversitesi İletişim Bilimleri'nden mezun olup hayaller peşinde koşan oyun çağını atlatamamış ve büyümekten korkan bir çocuk. Kalemimiz bu dünyayı güzel kılacaktır.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Kapalı