Film EleştirileriSinema

Kaboom Film Analizi

Kaboom (Gümmm) 2010, ABD ve Fransa ortak yapımı bir sinema filmi. Yönetmeni ve senaristinin Gregg Araki’nin olduğu bu film 2010 yılında Cannes Film Festivali’nde LGBTI+ konulu filmlerin ödül almaya ilk defa başladığı dönemde ilk queer palm ödülünün de sahibi oldu. Ayrıca filmin yönetmeni Gregg Araki Netflix’te gençler tarafından çok büyük bir ilgi gören ‘13 Reasons Why’ dizisinin de yönetmenliğini yapıyor.

Kaboom filminin oyuncuları ise benim başarılı bulduğum isimlerden biri olan Thomas Dekker ve Juno Temple, Roxane Mesquida, Chris Zylka, Haley Bennet gibi bir kadrodan oluşuyor.

Ne yazık ki Türkçe altyazılı olarak filmi bulmak çok zor olsa da ilerleyen dönemlerde çeviriler için bazı kişilere baskı yapacağım sanırım. Çünkü bu film gerçekten aldığı ödülü hak etmişe benziyor.

Konusu: Smith kızıl saçlı güzel bir kızın kimliği belirsiz kişiler tarafından öldürüldüğüne tanık olur tek tanık ve olayı gören kişinin Smith olması aklında şüpheler uyandırır. Smith’in hayatı hınzır Stella, güzel London ve yakışıklı ev arkadaşı sörfçü Thor’la Kaliforniya’nın güneyinde bir sahil kasabasında kaygısız sürüp gitmektedir. Ancak ot çekip kafasının uçtuğu bir vakitte gördüğü cinayetle birlikte kendisini bir takım gizemli olay ve gerilimin de içinde bulur.

Tabuları Alaşağı Etme Zamanı

Kaboom genel olarak popüler kültürün beslendiği sinema evreninin mitleri ve popüler sinema anlatısında kahraman ve dünyayı kurtarmak mitlerini alay konusu olarak işliyor. Popüler kültürün dini hikayelerden ve dini kahramanlardan, dini mesaj temelli inanç sömürüsüne bağlı sistemini de bir şekilde eleştiren film dini inancın mitlerini de eleştiriyor denebilir.

Film bunun yanı sıra cinselliğe karşı pek çok tabuyu hedef alıyor ve iyi bir queer film dili oluşturuyor. Anaakım popüler sinemada sürekli ve yeniden olarak görmekten bıktığımız toplumsal cinsiyet normları bu filmde kendine yer bulamıyor. Aynı zamanda sadece eşcinsel ilişki ve homofobik dünyada eşcinsel/trans kimliklerin hayatını ve aşklarını konu alan lgbti filmlerin ardından bu tür filmler yeni queer sinemanın artık olması gereken yeni sinematik evrenini de yansıtıyor. Bu, yıllarca queer politikaların söylemeye çalıştığı cinsellikle ilgili tabuların ve toplumsal cinsiyet normlarının olmadığı ya da artık insanların bunu çok da önemsememeyi öğrenebildiği bir dünya modeli.

Kadın cinselliği, çok eşlilik, eşcinsellik, heteroseksüellik gibi cinsellik pratiklerinin çok yoğun olduğu ve bu nedenle de erotik film olarak nitelenen bir film Kaboom. Kadınların kendi cinsel kimliğini ve arzularını eril tahakkümün kıskacında olmadan yaşayabildiği filmde erkek cinselliği de heteroseksist eril tahakkümün kıskacından kurtulmuş durumdadır. Böylece yeni queer sinema türü içerisinde kendine de iyi bir yer edinebilmektedir. Filmdeki baba otoritesi, görünmez bir biçimde Smith’in etrafını çevrelerken bu otorite erk ve eril sistem otoritesine de denk düşmektedir. Zaten bu tahakküm de kendi pimini yine aslında kendisi çekmektedir.

Filmin içerisinde Kinsey Ölçeği olarak adlandırılan cinsel yönelimlerle ilgili olan skalaya da değinilmesi yine oldukça iyi bir şekilde seyirciyi eğitici olarak yapılmış.

Tagler

Sercan Ceyhan

Çukurova Üniversitesi İletişim Bilimleri'nden mezun olup hayaller peşinde koşan oyun çağını atlatamamış ve büyümekten korkan bir çocuk. Kalemimiz bu dünyayı güzel kılacaktır.

İlgili İçerikler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Kapalı