DosyalarSanat

Artemisia Gentileschi Sanatı, Eserleri ve Yorumlaması

Artemisia Gentileschi’nın hayatına dair bilgilere geçmeden önce bir noktayı belirtmek gerekmektedir. Resmi tarih içerisinde yer almayan Artemisia’nın hayatı, farklı kaynaklarda farklı şekillerde yer almaktadır. Resmi tarih içerisinde ele almadığımız Artemisia’nın biyografisi ya da hayat hikâyesi de resmi tarihe göre yazılmamıştır. Hayatında ki önemli alanlara değinilerek, daha çok sanatı ve kendisinin sanatındaki kadın temsiline değinilecektir. Resmi tarihte yer alan bilgiler, daha önce de belirttiğimiz gibi tarih yazımının erkekleri ve onların savaşlarını, iktidar mücadelelerini vb. ele alması, aynı şekilde klasik sanat tarihinde de erkek sanatçılara yer verilmesi bakımından, klasik sanat tarihi perspektifinde ilerlemeyerek, Artemisia’nın hayatı feminist sanat tarihçilerinin bakış açısıyla yazılmıştır.

Feminist sanat tarihçilerinin temel meselesi olan sanat tarihi içerisinde kaybolmuş veya yok sayılmış kadın sanatçıların, ataerkil sistem de görünür kılınmasından önce neden sanatçı olarak kabul edilmedikleri ya da neden sanat tarihi içerisinde yok sayıldıklarının nedenlerini sorgulamaktır. Bu sorgulamadan yola çıkılarak, Artemisia Gentileschi’nin kadın kimliği ve bu kimliğin etrafında şekillenen toplumsal roller, resim sanatının erkeklere özgü kabul edilmesi, özellikle Artemisia gibi kadın ressamların babalarının ya da eşlerinin gölgesinde sanatçı kimliklerini şekillendirmek zorunda kalmaları, Artemisia’nın klasik sanat tarihi içerisinde yer almaması konusunda temel nedenlerdendir.

Dönemin şartlarına bakıldığında sanat eğitimi Dilmaç’ın da belirttiği gibi, “Rönesans ve sonrasında erkek bir sanatçının ailesinde dünyaya gelecek kadar şanslı olan kadınların babalarından bir şeyler öğrenme fırsatı olmuş, ancak bu eğitim örgün sanat fakültesi eğitimine denk olmamıştır.” (Dilmaç, 2011, s.100) Artemisia’da, dönemin önemli ressamlarından olan Caravaggio çizgisinde eserler meydana getiren babası Orazio Gentileschi’nin sayesinde resim sanatıyla tanışmıştır. Dönem gereği kadınların resim eğitiminden ziyade okuma-yazma öğrenmesi bile oldukça zor bir durumdur. Artemisia’da okuma-yazmayı sonradan öğrenerek, resim sanatıyla ilgili temel bilgileri babasından öğrenmiştir. “O dönemde ürettikleri resimleri babalarının, erkek kardeşlerinin ya da eşlerinin adına yapan konumda olan kadın ressamlar, ürettikleri eserlerin altlarına onların yerine imzalarını atmışlardır.” (Sağlam, 2000, s.8). Bu sebeple Artemisia’da klasik sanat tarihi içerisinde ürettiği eserleri babasına ithaf edilerek, babasının gölgesinde kalmıştır.

Artemisia’nın biyografisinde dikkat çeken ve sanatına da yansıyan önemli bir diğer nokta maruz kaldığı cinsel istismardır. Babası ile çalışan Floransalı bir manzara ressamı olan Agustino Tassi’den babasının yönlendirmesiyle perspektif konusunda eğitim alan Artemisia, uğradığı cinsel istismar sonucu oldukça sıkıntılı zamanlar geçirmiştir. Olayın açığa çıkması sonucu Orazio Gentileschi, Agustino Tassi’yi mahkemeye vermiştir.

Hakkındaki suçlamaları reddeden Tassi, soylu bir aileye sahip olması sebebiyle, kilise mahkemesince aklanır ve Artemisia iffetsizlikle suçlanarak iftiraya uğrar. Tassi’nin tecavüz suçu bir türlü ispatlanamadığı için Artemisia’nın mağduriyeti hukuksal olarak ispatlanamaz. Yedi ay süren mahkeme boyunca Artemisia, mahkeme heyetinin aşağılanmalarına maruz kalır… (Uyar, 2016, s.11).

Artemisia Gentileschi’nin mahkeme heyetince aşağılanmalara maruz kalması sonrasında toplumsal olarak ayıplanmalara, kınanmalara maruz kalması, bütün bunların sonucu olarak suçlu durumuna düşürülmesi konusuna bakmak gerekmektedir.

Kadın cinsel istismara maruz kaldığında neden suçlu görülmektedir ya da suçlu konumdadır? Birçok disiplinin açıklama getirmeye çalıştığı ve altında yatan nedenleri araştırdığı cinsel istismar konusu, tezimizle bağlantılı olduğu için sadece bizi ilgilendiren feminist teorisyenlerce tanımlanmasına bakılmıştır. Bu noktada Scully’nin de belirttiği gibi

Feminist teoride tecavüz, cinsel zorlamanın sadece erkekler tarafından uygulanan bir biçimi olarak görülür. Bir başka deyişle tecavüz, “kadınlara hadlerini bildirmeye” yönelik bir şiddet eylemi ve toplumsal denetim mekanizmasıdır. Kadın bedenine zorla sahip çıkılmasını haklı kılmak için, kadını erkeğin mülkü sayan ve erkeğe göre aşağı bir konuma yerleştiren yasal, toplumsal ve dinsel tanımlar ve cinselliği bir mal değiş tokuşuna indirgeyen görüşlerden destek alınmıştır… Feminist teorisyenler tecavüzü, kural koyucu erkek davranışının bir türevi, ataerkil toplumlarda erkek rolünü tanımlayan değer ve ayrıcalıklara uyumun bir sonucu olarak görme eğilimindeler.” (Scully, 2014, s.62-64).

Scully’nin de belirttiği gibi cinsel istismar ataerkil toplumlarda tanımlanan ve kurgulanan roller gereği özne konumundaki erkeğin, nesne konumundaki kadına karşı denetim mekanizmasının bir tezahürüdür. Kadın ikincil bir konumda tanımlanmanın bütün olumsuzluklarını, her yönden yaşamakta ve böylesi ciddi bir konuda bile suçlu konumuna yerleştirilmektedir.

Ataerkil toplumun denetim mekanizmasının bir tezahürü olan cinsel istismar durumu, o dönem içinde Artemisia’nın maruz kaldığı cinsel istismardan dolayı dönüp dolaşıp yine Artemisia’yı yani kadını suçlu konumuna taşımaktadır. Böylesi bir anlayış kadının her fırsatta varoluşuna ve varoluş savaşına indirilen darbeleri güçlendirmektedir. Bu anlayış gereği Artemisia Gentileschi bir birey olmaktan oldukça uzak, ataerkil toplumda bir kadın olmanın yarattığı baskıyı, suçsuzken suçlu duruma düşmeyi ve devamında toplumun ayıplama, kınama, dışlama gibi etkenlerine maruz kalmayı yaşamış ve yine bu durumdan kurtulmak için evlenmek zorunda kalmıştır. Yakın bir aile dostu olan Peter Antonio Stiattes ile evlenen Artemisia, sürekli yeniden oluşturulan kadının öteki konumunu ve yaşadığı bu vahim durumu kendi sanatıyla aşmaya çalışmıştır.

Bütün bunların yanı sıra onu feminist sanat tarihi içerisinde en önemli kılan noktalardan biri de akademiye kabul edilen ilk kadın ressam olmasıdır. ”Accademia Del Disegno‟ya (Tasarım Akademisi) ilk kadın ressam üye olarak kabul edilmiştir. Dük Cosimo Medici‟nin desteğini alarak birçok çalışmaya imza atmış ve şehrin soylu ailelerinden sayısız siparişler almıştır.” (Mısırlı, 2015, s.24). Artemisia, gerek ataerkil sistemde kadın olmanın dezavantajları ile gerek resim sanatının erkek sanatçılara özgü kabul edilmesi sebebiyle gerek ise ürettiği eserlerin babasına ithaf edilmesi nedenleriyle feminist sanat tarihçilerinin araştırmalarına ve sanat tarihini yeniden sorgulamalarına kadar sanat tarihinin içerisinde yer almamıştır.

1 2 3 4Sonraki sayfa
Tagler

Merve Tuncer

Kaos şehri olarak tanımladığı Adana'da İletişim Bilimleri Bölümü'nü bitirdi. "Güzel günler göreceğiz güneşli günler" diyen Nazım Hikmet Ran'a hâlâ inanıyor. Hayatını can dostları Korsan ve Zıpır ile paylaşmakla birlikte son edinilen bilgilere göre keman çalmak için uğraşmakta.

İlgili İçerikler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Kapalı